“Batıl / yanlış şeyleri söyleyerek insanlara nasihat eden, konuşan şeytandır. Hakkı söylemekten sakınan ise dilsiz şeytandır.” (kelâm-ı kibar)

24 Temmuz 2017 Pazartesi

Türkiye'nin Dış Politikası


 
İlhan GÜNAY(Emekli Tarih Öğretmeni)
*****

         "Yurtta Sulh Cihanda Sulh" hepimizin bildiği gibi Atatürk'ün çok güzel bir sözü. Lakin bu sözü uygulamaya geçirmek çok önemli.
 Atatürk Kurtuluş Savaşı'ndan sonra bu sözü bir politika haline getirmeyi başarmış ve kanlı bıçaklı olduğumuz Yunanistan ile bile iyi ilişkiler kurmuş idi. Yunanistan Başbakanı Venizelos 1930'da Türkiye'yi ziyaret ederken 1931'de de İsmet İnönü Yunanistan'ı ziyaret ederek buna cevap vermişti. Sonra Yunan kralı ve Başbakanı yine Türkiye'ye gelmiş ve Adnan Menderes ve Celal Bayar buna cevap vermişlerdi.
Söylemek istediğim iyi ilişkilerin kimseye zararı olmadığıdır. Aksine milletlerin de birbirine yakınlaşmasını sağlar.
         Günümüze geldiğimizde ise ülkemizi yönetenler maalesef bu politikayı terk etmiş durumdalar. Bunun acısını ise Türk Halkı çekmektedir.
         ABD ile ilişkilerimiz giderek bozulmuştur. ABD NATO'da ortağımız olmasına rağmen Suriye'de Kürtler ile birlikte hareket etmiş ve etmektedir. Türkiye oyun harici bırakılmıştır. Şam'da Cuma namazı kılacağız derken resmen Suriye dışına kovulduk.
         Bir ara Rusya'ya yanaşmayı denedik ama o da olmadı. Rusya'da bizi yaya bıraktı ve şu anda Mısır'da bizim kabul etmediğimiz Sisi ile birlikte hareket ediyor.
         Almanya ile sorun üstüne sorun yaşamaya başladık. İncirlik üssü sorunu Almanların çekilmeye karar vermesi ile biterken yeni sorun Alman Milletvekillerinin Konya üssünü ziyaretine izin vermememiz ile başladı ve devam ediyor. Bir de bunlara Büyükada’da tutuklamalar eklendi. Gazeteci tutuklaması da bir başka sorunu oluşturdu. Burada önemli olan bizim haklılığımız değil ilişkilerin nasıl bir yola gireceğidir.
         Irak ile durum da malum. Yakında referandum yapacak olan Barzani bağımsızlığını ilan edecek. Sonrası nasıl olur Allah bilir.
         Araplarla olan ilişkiler de Katar hariç kopma noktasına gelmiş durumda.
         Yani diyeceğim o ki Katar hariç bütün Dünya ile kavgalı durumuna gelmiş bulunuyoruz.
         Bu kötü ilişkiler tabi ki doğal olarak ekonomi alanına da yansıyor ve zarar gören de tabi ki bizim devletimiz oluyor.
         Dünya ile yaptığımız ticaretin yaklaşık % 10'unu Almanya ile yapıyoruz. Şimdi Almanlar bu durumu gözden geçirmeye karar verdiklerini açıklıyorlar. Bize silah satışlarını durdurma düşünceleri başladı. Şunu unutmayalım ki Dünya ile ticarette bizim birinci sıramızda Almanya varken biz Almanların ticaretinde ancak 17. sırada yer alabiliyoruz. Yani onların bize değil, bizim onlara ihtiyacımız var.
         Diğer taraftan daha önce Almanya'dan 2014'de yaklaşık 5 milyon turist ülkemize gelirken bu sayı Almanların vatandaşlarını uyarması üzerine 1 milyonun altına düşmek üzere. Biliyorsunuz ki Almanlar ülkemizde en çok para harcayan turistler idi.
         Rus turist sayısında da önemli azalma var.
         Önemli Türk turizm işletmeleri batma noktasına doğru gidiyor ve hükümeti söylemlerimizi değiştirme hususunda uyarıyorlar.
         Diğer taraftan önce kendi milletini, halkını sevmesi gereken Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan kendi halkının yarısını teröristlerle bir tutup hainlikle suçlarken Arabistan Kralına, Kuveyt Emiri'ne, Katar Şeyhi'ne ve diğer Araplara Aziz Kardeşlerim diye hitap ediyor. Arapları çok seviyor ama kendi halkını tam ortadan ikiye bölüyor.
         Sonuç olarak bugünkü dış politikamızı acil olarak terk etmemiz gerekiyor. Yoksa başta turizm sektörü olmak üzere ekonominin her alanında bir çöküşe ve iflaslara doğru hızlı bir şekilde gidiyoruz ve olan her zamanki gibi Türk Halkına olacak.
         Günlük dış politikalar bizi bataklığa sürükler. Bu konuda örnek alınması gereken ülke İngiltere olmalı ve hem kısa vade de hem de 50 yıl 100 yıl sonrasının politikaları oluşturulmalıdır.
         Arapların bizi 1.Dünya Savaşında nasıl yalnız bırakıp İngilizlerle birlikte hareket ettiklerini de asla unutmayalım ve unutturmayalım.
         Yüce Allah'ın bizlere bahşettiği en değerli şey olan akıllarımızı lütfen sonuna kadar kullanalım. Olan biteni sorgulayalım.
"YURTTA SULH CİHANDA SULH"
         SAYGI VE SEVGİLERİMLE


       İlhan GÜNAY,  Emekli Tarih Öğretmeni

1 yorum:

  1. Merhabalar İlhan Hocam.
    Makalenizi okudum. Kaleminize ve yüreğinize sağlık ve mutluluklar dilerken, ben de aynen sizin dış politika görüşünüze katıldığımı paylaşmak istiyorum.

    Yıllardır günlük dış politikalar uyguladılar. Sonuçları da kabak gibi ortada. Günden güne eriyor ve kaybediyoruz. Ama her şeye rağmen, hala akıllarımızı kullanmamakta ısrar ediyoruz. İnşAllah Cenab-ı Hakk, sonumuzu hayır eyler.
    Selam ve dualarımla.

    YanıtlaSil