“Batıl / yanlış şeyleri söyleyerek insanlara nasihat eden, konuşan şeytandır. Hakkı söylemekten sakınan ise dilsiz şeytandır.” (kelâm-ı kibar)

11 Mayıs 2017 Perşembe

" Yeni Türkiye ve Beka Sorunu "/ Kazım Memiç

                


         Altı yüz yıllık Osmanlı saltanatı, özellikle Batı'da Türk düşmanlığı yarattı. Fırsat bulduklarında Osmanlıyı yok etmek için birleştiler.  Sonunda  Sevr ile amaçlarına ulaştıklarını sandıkları bir zamanda, Ulusunun başına geçen Mustafa Kemal'in başarısı tüm isteklerini kursaklarında bıraktı. Anadolu'da kutlu bir Türk devleti doğdu. Kurucusu  Mustafa Kemal' e halkı " ATATÜRK " dedi.  Bu kutlu devlet Büyük Hunlardan sona gelen 16. Bağımsız kuruluşumuzdur.
              
             Atatürk'ün sağlığında tüm dünyanın saygınlığını kazanan Türkiye, dünyanın ekonomik krizine karşın kalkınmada bir mucizeydi. Bir yandan temel devrimlerle dünyayı hayran bırakırken, diğer yandan  da Osmanlı'dan kalan borçları da ödedi. Atatürk, dış ülkelere gitmeden, birçok ülke liderini Türkiye'de ağırladı. Balkanlarda  ve Ortadoğu'da saldırmazlık paktları kurarak " YURTTA BARIŞ, DÜNYADA BARIŞ " ilkesinde örnek oldu. O, savaştıklarıyla " BARIŞ " yapacak kadar büyüktü…
           
             Batı, Türkiye'nin kuruluşundan beri Lozan yenilgi belgesini unutmamıştı. Buldukları her fırsatta, Türkiye'de iç karışıklıklar çıkardılar. Özellikle Kürt isyanları düşüncelerinin dışa vurumuydu. Sonuç alamadıklarında iç karışıklık için, gençlerimizi ikiye ayırarak birbirine kırdırdılar. Orduya biçim vererek darbeler yaptırdılar. Köy Enstitülerinin önünü keserek "ILIMLI İSLAM" aldatmacasıyla eğitimin önünü kestiler.
Hatta TALİM TERBİYE (Eğitim öğretim) kurulunda ABD yetkili kılınarak sömürge eğitimi kullanmayı başardılar. Artık onların istediği TÜKETİM TOPLUMU yaratılmıştı.

              Ülkelerde hegemonya kurmak eski anlayışla olmuyor. Önce borçlandır, eğitimde boşluk yarat, sonra da istediğini dayat. Tüketim toplumu hazırdır. Hele bir de yönetimlerini hizaya getirirseniz ülkeler sizin postallarınıza teslim. Anlayış bu.
             
            Bütün bu karmaşalar İçinde varlığımızı korumak, oluşturulacak ulusal kesin kararlarla ancak yaşam bulur. İçte ve dışta güven verecek bir DEVLET TUTUMU. Bunu yapmak için de birlik ruhunda bütünleşmek, ayrışmaya değil, bütünleşmeye yönelerek varlığı yaşatmak. Bir ülke, etnisitelere ayrıştırılırsa sonunda " BEKA SORUNU (!)" ile karşı karşıya gelmek durumunda kalır.

             Birlik ancak gençlerin ulusal eğitimi ile sağlanır. EĞİTİM BİRLİĞİ  ulusların vazgeçilmezidir. Bu böyleyken, siz kalkar Eğitim Birliğini bozar, değişik eğitim anlayışı ile okullar açar, Hatta " Dinine ve kinine sahip gençler yetiştirmek " isterseniz sonunda:
          " DEVLETİMİZİN BEKA SORUNU VAR" demek zorunda kalırsınız.

          Beka sorunu var demek çok düşündürücüdür. Kim getirdi devleti bu hale? Atatürk'ün izini, yolunu inkâr eder de  " YENİ TÜRKİYE " derseniz, alacağınız sonuç beka sorunu olur.  Atatürk, bu ülkenin çimentosudur. Asla vazgeçilmezidir. Onun belirlediği, EŞİT YURTTAŞLIK içte, BARIŞ ve GÜVEN dışta  dayanağımızdır. Bu ilkelerden ayrılmayı denerseniz, korkarım ulusumuza onarılması güç zararlar verirsiniz. 

           Neler mi yaptınız? Önce güveni yok ettiniz, sonra eğitimi karanlığa ittiniz. Peşinden " Türklükle olmaz " dediniz. Bayramları kaldırdınız, TC'yi kurum başlıklarından kaldırmayı denediniz. Okullarda " SABAH ANDINI " yasakladınız. Teröristleri bir ara adeta kutsadınız. Komşu ülkelerle " SIFIR SORUN " diye başladığınız durum, hepten ZIPIR SORUN oluverdi. Üstüne üstlük, ABD'nin BOP’u, yürüdüğünüz hedef oldu. BOP'un amacı açıktı. " 22 ülkenin sınırları değişecek " deniyordu ve 22 ülkenin son halkası Türkiye’ydi!  Siz nasıl oldu da bu uçuruma doğru ülkemizin rotasını değiştirdiniz?

            Batı'nın, " ÜNİTER YAPI DEVLETLER DEVRİ BİTTi " söylemine nasıl ONAY  verirsiniz? Yine , "Türkiye'nin parçalanması  ancak Kemalizm'i, ATATÜRK'ü  yıkmakla mümkündür," diyenlere destek için mi ATATÜRK'e hakaret edenleri koruyup kollamaktasınız? Her gün yurdun değişik yörelerinde Atatürk ilkelerine ters davranışları görüyor ancak susuyorsunuz! Akla gelen soru, " Aymazların koruyucusu erkliler midir?  " Gerekenleri yaparsanız bu gibi sorulara muhatap olmazsınız.

            Atatürk Kültür Merkezine atadığınız kişilerin kişiliklerini toplum izliyor. TV kanallarında salyalarını akıtanlara karşı ne önlem alıyorsunuz? Atatürk'ü Koruma Kanunu, Demokrat Parti lideri Celal Bayar tarafından çıkarıldı. Biliyordu ki toplumda aymazlar vardır ve onlar kurucu değerlere başından beri karşılardır. 

           Her gün ayrı bir yerde Cumhuriyeti ve değerlerini küçültenlere göz yumanlar, en az eylemi yapanlar kadar suçludur. Bu nasıl bir kindir ki yaşadığı devletin varlığından nefret ederler! Bu düşüncede olanlar, Kurtuluş Savaşı'nda cepheden kaçanların torunlarıdırlar ve Türk olmayı hazmedemeyenlerdir. Oysa Türk olmak, kutlu olmaktır.

          Batı'nın özlemi ATATÜRKSÜZ BİR TÜRKİYE'dir.  Atatürk'e saldıranları susturmamak Batı'nın ekmeğine yağ sürmek değil midir? 
         " Atatürk'le olmaz " diyenlerin,
         " Kemalizm devri bitti" diyenlerin,
         " Üniter DevletDönemi bitti " diyenlerin asıl amaçları, etnisiteleri harekete geçirerek iç karışıklıklarla Ülkeleri parçalamak ve ele geçirmek değil midir?
         
           Atatürk düşmanlığı  Batılı siyaset adamlarınca  da körüklenirken, gerçek Batı bilim insanları Atatürk'ü her ortamda dünyanın en büyük askeri dehası, en büyük devrimcisi, geri kalmış ulusların öncüsü ve devlet adamı olarak tarihte ulaşılmaz  yerini belirtirken, yine siyasilerin Atatürk'ten kurtulmaları için yanıp tutuştukları da ayrı bir aymazlık olarak varlığını sürdürmektedir.
            
          Bizdeki aymazlar Atatürk'e saldırırken, zamanın Fransa Başbakanı E. Herriot:
"Ben Atatürk'e katip olmak isterdim. Çünkü O'nun her akşam sofrasında bulunup yüksek düşünceleriyle beslenmek dileğimdir. Böylece yeni bir Üniversite bitirmiş olurdum..." Demekteydi. Bir de şimdiki AB bakanlarına, hatta vekillerine bakınız.  Bizim Bakanların ayakkabılarını bile kontrol ederek ülkelerine giriş izni verebiliyorlar. Nereden nereye!...

          Sizler, adınızı Atatürk'le öne çıkaramaz zifoslu kuyunun dibine atarsınız. Adınız Mustafa da olsa, Hasan da olsa, Süleyman da olsa  siz ne Türk’sünüz, ne de Müslüman. 

         Türk'lerin ahlakı Abbasiler döneminde nasılsa şimdi de öyledir. Bilmezsiniz, Türk askerlerin Araplar içinde ahlakı bozulmasın diye Bağdat yakınlarında bir SAMARRA kenti kurmuştu annesi Türk Meride'den doğma Mutasım. 

         Ey Yeşilyurt, Armağan ve Hasan bilmem neyseniz, sizler Türk olmadığınız gibi Müslüman da olamazsınız. Peki neden Müslüman ismi taşıyorsunuz ki !.. Hele sen Mustafa Armağan, birileri seni de " AKİL ADAM " yapıvermişti. Şimdi de birilerinin sözcülüğünü mü yapıyorsunuz?  Yıkım projesinin neresindesiniz?
  
           Sonuç mu ?

           " Dünyada en çok  haini  olan Türkiye'dir " diyen devlet adamımız Kamran İnan mıydı?  Bu gerçeğin yanında onun karşıtı olan yurtseverler de binlerce kat fazladır. Batı ve iç taşeronlar bilmeliler ki bu topraklar Türk Yurdudur ve sonsuza değin böyle kalacaktır. BOP KURGUSU karşısında bu toprakların insanları birleşerek, BOP’tan  büyük olduklarını her zaman göstereceklerdir; böyle biline.
        Yine bilinmelidir ki; TÜRKİYE CUMHURİYETİ ATATÜRK'LE  sonsuza değin yaşayacaktır. Ne Batı'nın istediği gibi KEMALİZM bitecek, ne ULUSAL DEVLETİMİZ yok olacak, ne de Anadolu Türk'lerden başkasına yar olacak; yalnız ve ancak TÜRK YURDU olarak sonsuza yürüyecektir. (10.5.2017)
   


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder