“Batıl / yanlış şeyleri söyleyerek insanlara nasihat eden, konuşan şeytandır. Hakkı söylemekten sakınan ise dilsiz şeytandır.” (kelâm-ı kibar)

2 Mayıs 2017 Salı

Bugün benim kafam bozuk



“Lütfen ayarlarınızla oynamayınız.” Bu anonsu duymuşsunuzdur. Televizyonda sinyal azsa, karlanma, donma vb. durumlar varsa hemen ayarlara el atarız. Bunu bilen verici istasyonlar, hatanın ve bozukluğun kendilerinden kaynaklandığı durumlarda “Lütfen ayarlarınızla oynamayınız.” benzeri anonslar yaparlar.
Şimdi ben de benzer bir anons yapıyorum. Eğer yazdıklarımı sade, açık ve net olarak anlamıyorsanız lütfen telaşlanmayınız. Ayarlarınızla oynamayınız; çünkü sizin ayarlarınız değil benim kafam bozuk.
Kafam Bozuk deyince bazılarınız Ankaralı Namık’ı hatırlamış olabilir:
Ağlasamdaaaa, duyulmazkiii,
Kahrolsamdaaa, bilinmezkiii,
Senden başkasıda banaaa yar olmazkiii,
Bugün beniim, kafam bozuuuk.
Senden başkasıda banaaaa yar olmazkiii,
Bugün benim, kafam bozuk.

Benim kafamı Namıklar değil Ankara bozuyor. Kısaca anlatayım:
Akşamüzeri televizyonda bir siyasetçiyi dinledim. İnşallah yanlış duymuşumdur: Türkiye'mizde 32 milyon yurttaş sosyal yardımlarla geçiniyor.  Bunların 19 milyonu seçmen.
16 Nisan halk oylamasında bu yurttaşlarımızı korkutmuşlar. Valiler de, kaymakamlar da, muhtarlar da… Biliyor musunuz içim cız etti. Halk oylamasındaki rezaletleri yazılı ve sözlü basından takip ettim. Kendi kendime kızdım, öfkelendim; ama bu defa içim yandı, inanın şimdi bile gözlerim yaşarıyor. Bu yanlış uygulamayı iftiharla takdim ediyorlar, sözde dinin gereklerini yapıyorlar. Tek kelimeyle Yazık...

 Biraz önce bilgisayarı açtım. Sonradan okumak üzere dosyaladığım notlara göz gezdirdim. Bu ne tesadüf, tam da bu konu ile ilgili bir yazı ile karşılaştım. İşte bu yazıdan bir alıntı:
Adil paylaşımda şimdiki gibi sadaka kültürüyle vererek değil. Herkes kendi kazanacak.
İslam’da aç beslemek yok. Aç adama iş vermek var.
Adam aç mı gel şurada çalış. İstihdam yaratacaksın o kişi kendi ekmeğini yiyecek. İslam kesinlikle bir kişinin başka bir kişinin sadakasını yemesine izin vermez.
Araplarda bir deyim var, ‘İnsan, insanın kölesidir’ diye. Bir insana yemek verirsin kölen olur. Yeri gelir seni eleştirmesi gerekir, eleştiremez.
İslam’da bu yoktur. Kur’an’da açı doyuracaksın diye bir ayet yok. Aça iş vereceksin. Şimdi kapitalizmde millet birbirini sömürür. Sosyalizmde milleti milletten birileri sömüremez bu kez devlet sömürür. İslam ise bunun ikisine de izin vermez ne insana ne de devlete sömürtür.
Bugün dinci dediğimiz kişiler peygamber döneminin ebu cehilleridir. Sarığıyla, cüppesiyle, gururuyla, kibriyle küçük dağları ben yarattım edasında gezerler.”[i]

                   Ne diyeceğimi bilemiyorum.

                   Desen ne, demesen ne? Desen ne yazar? Atı alan Üsküdar’ı geçiyor…
                   Rüyâ mı, kâbus mu? Bu at bizim Cumhuriyet kazanımlarımızı, değerlerimizi de alıp götürüyor mu? Alıp da kaçıyor mu?
                   Ben, bazılarınızın bildiği gibi Türkiye’nin çağdaşlaşması için önceliklerimiz: Hukuk, Eğitim, Ekonomi, Yönetim kısaca HEYY’den söz edip duruyorum. Bazen dört ayaklı HEEY masasından dem vuruyorum. Bir arkadaş yorumunda ortada masa diye bir şey kalmadı diye yazdıydı. Tabii Üzülüyor insan, ama bugün kafam iyice bozuldu:
                   “Ağlasamdaaaa, duyulmazkiii,”
                     “Kahrolsamdaaa, bilinmezkiii”

         Anlayamıyorsanız lütfen ayarlarınızla oynamayınız.  Açık, seçik, net olarak anlatamayan benim.

         Anlıyorsanız düşünün biraz. Hareket edin biraz.

         Anlayana sivri sinek saz…

Sabahattin Gencal,
Hamidiye- Çekmeköy- İstanbul, 02. 05. 2017
        



[i] Hakkı Yılmaz,
http://ilksesgazetesi.com/haber/1300-senedir-islami-anlamadik-28244.html

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder