“Batıl / yanlış şeyleri söyleyerek insanlara nasihat eden, konuşan şeytandır. Hakkı söylemekten sakınan ise dilsiz şeytandır.” (kelâm-ı kibar)

22 Nisan 2017 Cumartesi

Egemenlik d e v r e d i l e m e z / Kazım Memiç

            Egemen olmak ulusların vazgeçmedikleri hedefi, çocuklar da bu hedefin güç kaynağı. Bu temel öge, eğer doğumundan itibaren özenle geleceğe hazırlanırsa, o ülkenin sırtı yere gelmez. Çocuklarına değer vermeyi ailede başlatır, onları ilk ortamda bilimsel bakış, düşünsel bakış içinde eğitirsek, yine o ulusun bileğini hiçbir güç bükemez.

          Ailedeki eğitimde annenin rolü ilk önce gelir. Çocuğun sağlam bir bakışa kavuşması annenin başarısı olur. Bu durumda annenin eğitimli olası çok önemlidir. Çocuklarımızı eğitirken, kız - erkek ayırmadan eğitmek zorundayız. Kızların eğitimi yarım bırakılırsa, ileride  eve hapsetme düşüncesi egemen olursa, onların aydınlığını kesmiş, birey olmalarına engel olmuş olmaz mıyız?

          Eğitim, kavramı çok geniş bir süreçtir. Kaç yılını okulda geçirdin değil, nasıl bir eğitim aldın önemlidir. Bilimsel bir bakışın dışında, skolastik bir anlayışla sürdürülen eğitim at gözlüğüyle bakan yığınlar yetiştirir. Olaylara yaşam alanında bakan, geleceği ulusal değerler açısında gören bir arayış çocukların eşit ve bağımsız düşünebilen bireylerinin kapısını aralar. Bu yüzden devlet, eğitimi hem bilimsel, hem de eşitlikçi uygulamak zorundadır.

          Bütün bu olgular bakışa alındığında biz, yine Cumhuriyetin kazanımlarını görmekle yükümlü olduğumuzu görürüz. Başlangıçta belirttiğimiz iki değer, "Ulusun Egemenliği ve çocuk potansiyeli " kurucumuz Mustafa Kemalce dikkate alınarak, " ULUSAL EGEMENLİĞİN MERKEZİ OLAN TBMM'nin KURULUŞU İLE GELECEĞİN GÜÇ KAYNAĞI OLAN ÇOCUKLARIMIZ " için dünyada ilk BAYRAM ilan edildi.

          23 Nisan TBMM'nin (Türkiye Büyük Millet Meclisi) kuruluşudur.

         "Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı " , hem halkımız, hem de çocuklarımız için sevgi bütünlüğü, kaynaşma, birlikte başarmanın gururu olarak yıllarca kutlandı. 23 Nisan Haftaları halkımızın melekler gibi çocuklarını hazırladıkları, onlara çocukluklarını yaşattıkları günler olurdu aynı zamanda. Bu olay ailelerin övünç kaynağı olarak süregelmişti yakın zamana kadar.
        
           Her nedense, son zamanlarda BAYRAMLARIMIZ ÖTELENDİ. Sadece " Egemenlik ve Çocuk Bayramı" değil, onunla birlikte, bizi Ulus olarak kaynaştıran,  " 19 Mayıs Atatürk'ü anma ve Gençlik ve Spor Bayramı, 30Ağustos  Zafer Bayramı " ile en büyük Bayramımız olan " CUMHURİYET BAYRAMI" da devletin bayram anlayışından çıkarıldı.

            Ancak, ulusları ayakta tutan gücün BİRLİK VE KAYNAŞMA olduğunu bilen Türk Halkı Bayramlarına sahip çıkarak daha candan kutlamayı sürdürüyor. Ders programlarında da yapılan değişikliklerle sıradan bir kazanım havası yaratılmak istenmekle Cumhuriyet hafife alınmak istenmektedir.

          Coğrafyamızda, birliğine sıkı sıkıya sarılmayan ülkeler, emperyalistlerin oyununa kolay gelmekte, parçalanmakta, telef olmaktadırlar. BOP projesinin geldiği nokta sınırlarımızda can sıkar olmuştur. Bilinir ki son halka, Sevr'in gerçekleştiremediği ANADOLU parçalanışı BOP ile gerçekleştirilerek lokmalar halinde yutulmak istenmektedir. Bunu hem ABD yetkilileri, hem de AB sözcüleri açıkça dile getirmekte ve:

          " ANADOLU COĞRAFYASI TÜRK'LERE BIRAKILAMAYACAK KADAR ÖNEMLİDİR" demektedirler.
          
          Eğitimde çocuklarımıza bilinç sağlayacak bir süreç hazırladık  mı?

          Atatürk'ün ortaya koyduğu hedef aklımızda m? Ne diyordu Atatürk:

         "Yetişecek çocuklarımıza ve gençlerimize , verilecek eğitimin sınırı ne olursa olsun, ilk önce ve her şeyden önde; TÜRKİYE'NİN GELECEĞİNE, KENDİ BENLİĞİNE ve ULUSAL GELENEKLERİNE DÜŞMAN OLAN bütün unsurlarla savaşma gereği öğretilmelidir ." 

          Şimdi, uyguladığımız eğitimi sorgulayalım: Dünyada neredeyiz ?

          Yüzdelik sıralaması utandırır oldu! Sonlarda anılmak Atatürk heyecanına yakışıyor mu? Uganda'nın bile gerisine düşen bir eğitimsizlik. Dünya raporları, araştırmalar yayınlıyor. Türk çocukları, 72 ülke arasında, sorulan sorulara verilen yanıtlarda, Matematikte 51. , Fen Bilimlerinde 50. , Anadil eğitiminde 49. Sırayı alabiliyor. Eğitimde yüz akımız olan FEN LİSELERİ 40 soruda 28 doğru yanıtla ilk sırayı alırken, son yıllarda görkemli binalar yaparak açtıkları İMAM-HATİP LİSELERİ 40 soruda 2,8 (iki onda sekiz) ile eğitimimizde son sırayı alıyor.  Değer mi bunca yatırıma? 

         Dünya ile yarışa girmek aklın bilime uygulanmasıyla girilir. Siz, bilimi öteler, ortaçağın eğitimini öne alırsanız yaya kalırsınız.  

         Bir yandan ulusal üretim için çabalarken, bir yandan da ARGE ile dünyaya katılmak zorundayız. Ezber eğitim devri çoktan geçti. Yaparak ve yaşayarak uygulamalı eğitim ülkemizin yeniden heyecanını artırır. Bu toprakları VATAN BİLEN bizler yaratanın önerisi olan AKIL YOLUNA dönmek zorundayız.
          "EGEMENLİK VERİLMEZ ALINIR."

          "EGEMENLİKTEN YOKSUN BİR ULUS, UYGAR DÜNYA KARŞISINDA UŞAK OLMAKTAN İLERİ GİDEMEZ."

          " Milli Egemenlik öyle bir ışıktır ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar batar, yok olur."

          " Özgürlüğün de, eşitliğin de, adaletin de dayanağı ulusal  egemenliktir." Böyle tespit etmiş ATATÜRK. 

           Ulusal Egemenlik ancak TBMM eliyle kullanılır. Ulusun egemenliği, demokrasilerde tek kişiye asla devredilemez.  (21.4.2017)

İlgili resim

ulusal egemenlik ve çocuk bayramı ile ilgili görsel sonucu


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder