“Batıl / yanlış şeyleri söyleyerek insanlara nasihat eden, konuşan şeytandır. Hakkı söylemekten sakınan ise dilsiz şeytandır.” (kelâm-ı kibar)

25 Ocak 2017 Çarşamba

Düşünme Zamanı (07) / Alıntılar


Anayasa değişikliği ve başkanlık sistemi
Ülkemizin içinde bulunduğu, tabiri caizse buhran ortamında; terör alabildiğine devam ederken, ekonomide döviz rekorları kırılırken, sınır ötesi savaş devam ederken ülkenin gündemini başkanlık sistemi, Anayasa değişiklikleri ile oluşturmak, TBMM’yi haftalarca bu konuyla uğraştırmak bize göre akıl kârı değildir.

Kaldı ki, sizin asıl düşünceniz iki partili başkanlık sistemidir. Yani bu toplumda başka görüşe, düşünceye yer yoktur. Cumhurbaşkanı partili olacak. O partiye oy verenlerin başkanı olacak. Ona oy vermeyenlerin başkanı kim olacak? Siz bu kadar yetkiyi bir adamda topladığınız zaman,  Meclisi fes etme yetkisini aldığınız zaman,  Yargı bağımsızlığını ortadan kaldırdığınız zaman,  olağanüstü hal gibi yetkileri kullandığınız zaman adeta bir diktatorya rejimini bu ülkeye getirmiş olursunuz.  

Diyelim ki bütün bu yetkilerle (size tam olarak güvendiğimizi varsayarsak) sizin dışınızda birisi başkanlığa gelirse siz bundan hoşnut olur musunuz? Sorusunu bu sistemi savunanlara sormamız lazım. Yani bugünkü Ana muhalefet partisi başkanının bu yetkilerle Cumhurbaşkanı olacağını varsayarsak, bu sistemi savunan ve referandumda “Evet” oyu vereceğini düşünenler, özellikle AKP’liler bir kez daha düşünsünler. Acaba hala “Evet” diyebilecekler midir!? Tabi ki hayır! Samimi ve dürüst olalım. Siz sadece bir tek adamı düşünerek hareket ediyorsunuz. Ülkenin geleceğini, bekasını gerçek anlamda düşünüyor olsanız, bu duruma asla “Evet” diyemezsiniz. 


Biz ülke menfaatleri açısından olumlu görmediğimiz için şahsım adına söylemek istiyorum ki bu duruma “Evet” diyemeyeceğim. Haksızlığa rıza göstermek zulümdür. Takdir sizlerindir. Vesselam.

 İsrafil Bayrakçı
25.01.2017


 ********************************************

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder