“Batıl / yanlış şeyleri söyleyerek insanlara nasihat eden, konuşan şeytandır. Hakkı söylemekten sakınan ise dilsiz şeytandır.” (kelâm-ı kibar)

23 Ocak 2017 Pazartesi

Anayasalar / Mahmut Toptaş

...
Herkes yasasını öğrenebilmeli. Maddeler nesilden nesle geçerken atasözü haline gelmeli.


Hele hele Anayasa maddeleri en aza indirilmeli. Ve bu maddeler belirli bir gurubun, belirli bir partinin, belirli bir ırkın, belirli bir renge sahip insanların parmak çokluğuyla kabul edilerek azınlıkların hakları parmaklarla dövülmemeli veya ellerinden parmaklarla alınmamalı.

Evrensel güneş, herkesi kucakladığı gibi herkesi kucaklayacak evrensel değerler belirlenmeli.

Evreni kuşatacak akıl kimseye verilmediğinden, evreni kuşatan havayı zengin fakir ayırımı yapmadan ciğerlerine lütfeden, güneşle aydınlatan, altı milyar insana akıl veren, kanını hareket ettiren, koyduğu tabiat kanunlarında zerre kadar kusuru olmadığı bilinen Allah’ın koyduğu kurallar evrensel değer olabilir.

İşte o değerlerden sızan maddelerden bir kaçı:


 “Herkes Adem’dendir, Adem de topraktandır.”

Bu maddeye göre kimse diğerini dili, ırkı, rengi nedeniyle ayıplayamaz.
 Onu aşağılayamaz, Adem’den kardeşi olduğu için ona düşmanca davranamaz, onu yardımsız bırakamaz.
 Devlet ricali, yatırımlarda bölgecilik yapamaz. “Kimsenin diğerine üstünlüğü yoktur.”
 … 
“Yeryüzü ve içindekiler, insanlar için yaratılmıştır.”

“Yeryüzünden yenilecek içilecek ama israf edilmeyecek.”

Kıpırdayan her şeyi kendin gibi yaşamaya layık bilecek ve tabiatta hiçbir şeyi israf etmeyeceksin.

“Herkese çalıştığının karşılığı vardır.”

“Herkes bir tarağın dişleri gibi eşittir.”

Bu maddeye göre herkes için “Beraeti zimmet asıldır” Yani herkes suçsuzdur.  Suç iddiasında olan kanuna uygun olarak ispatla mükelleftir.  Suç sabit olunca da dokunulmaz insan yoktur. Kanunlar, sineklerin tutulduğu, şahinlerin yırtıp geçtiği örümcek ağı olmaktan kurtulur.

Hiçbir kimse diğerini bir dine girmeye veya bir işi yapmaya zorlayamaz.

Herkesin içinde bir midesi bir de gönlü vardır. Gönlüyle dini arar, midesiyle de işini arar.

Devlet, kişi ile Rabbi arasına giren engelleri kaldırdığı gibi ekmeği ile midesi arasına giren engelleri de kaldırır.

“Kendin için istediğini diğerleri için de isteyeceksin.”

Bu madde, şirketler arasındaki yıkıcı rekabeti kaldırdığı gibi şahıslar arasındaki hasedi de kaldırır. Kanun koyucularına maaşları düzenlerken kendi mideleri ile asgari ücretlilerin midesinin aynı ölçülerde olduğunu hatırlatır.

Komşusu aç yatarken tok yatanın uykularını kaçırır. “Zarar vermek yok, zarar görmek de yok”

Kişi kendi canına, aklına, malına, namusuna, dinine zarar vermediği gibi başkasının canına, malına, aklına, namusuna da zarar veremez.

Bu maddeye göre, yarım doktor candan etmez, yarım hoca dinden etmez insanları.

Ehliyetsiz yöneticilerle ülkenin tamamına felaket rüzgârları estirilmez.

Kişinin en değerli madeni olan aklı bin bir çeşit uyuşturucu ile aklına zarar verilemez.

Fuhuş tacirleri, organ mafyası, sömürgenler ve kemirgen insanlar bu maddeye uygun çıkacak kanunlarla etkisiz hale getirilir.

Bu maddelere dudak bükenler, akıl buruşturanlar, laf karıştıranlar, içinde bulundukları ev şikâyet ettikleri hastalıklarla hemhal olan ve o hastalıkları, suçları ticarete çeviren, çıkar sağlayan çevrelerdirler.

Biz, onların da kurtulması için “Allah’ım, hepimize doğruları göster” diye duaya devam edeceğiz.

 Mahmut Toptaş Milli Gazete, 23. 01. 2017 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder