“Batıl / yanlış şeyleri söyleyerek insanlara nasihat eden, konuşan şeytandır. Hakkı söylemekten sakınan ise dilsiz şeytandır.” (kelâm-ı kibar)

18 Kasım 2016 Cuma

İmece usulüne ihtiyaç var / İlhan Günay


       Durum giderek içler acısı bir hal almaya başladı. Ekonomi çöktükçe çöküyor. Kimsenin aksini iddia edecek bir durumda olduğunu düşünmüyorum. Eğer varsa da onlar için diyebileceğim tek şey gözleri kör olmuş ve algılama özelliklerini kaybetmişler.

          Eylül ayında gidişatın iyi olmadığını belirtmiş ve inşallah haklı çıkmam demiştim. Para bulamayacağımızı söylemiştim. Gelinen noktaya baktığımızda Devletin vergi afları ile son kozunu oynayıp toplayacağı para ile bir süre daha idare etmeye çalışacağı görülüyor.

            Atalarımız hazıra dağ dayanmaz demişler. Cumhuriyet döneminde elde edilen kazanımların hemen hemen hepsinin elden çıktığını ve yok pahasına satıldığını görüyoruz. Son olarak Savunma Bakanımız Sayın Fikri Işık beyefendi biraz evvel Sabiha Gökçen Havaalanı'nın da satılması için gerekli çalışmanın yapıldığını söyledi. Sata sata geriye bir şey kalmadı.

         Yapılanlarla övünüldüğünü görüyoruz. Gerçekten bunlar büyük projeler. Üçüncü köprü, yeni havaalanı, tüp geçitler, oto yollar.İ yi de bunların parasını kredi olarak biz veriyoruz. Özel sektör yapıyor. Maliyetinin en az on katı parayı cebine indirdikten sonra enkaz haline gelince de 20/25 yıl sonra bize geri verecek. Ne anladık -biz bu işten.  Devletin malı Deniz yemeyen Keriz misali.

         Diğer taraftan Suriye ve Irak'ta durum belirsizliğini koruyor. ABD Suriye'nin kuzeyine girmek Türkiye'nin kendi kararı diyor. Yani üstü kapalı olarak bundan sonrası olacaklardan da siz sorumlusunuz demeye getiriyor. Ortadoğu bataklığına battıkça batıyoruz. Barzani Amerika ile anlaştık girdiğimiz yerlerden çıkmayız diyor. El Bab'a doğru hem biz hem Esad hem de pyd yürüyor. Sonunun ne olacağını bilen var mı sahiden. Çok merak ediyorum.

         Bu kadar belirsizliğin kol gezdiği ülkemizde bir de FETÖ ile mücadele devam ediyor. Yine biraz önce Yıldız Teknik Üniversitesinden 103 öğretim görevlisinin gözaltına alındığı şeklinde alt yazı geçti. Yargıda eleman kalmadığından 30'lu yaşlardaki genç insanların hakim ve başsavcı olarak atandığı görülüyor. Çok tecrübesiz olan bu genç insanların alacağı kararlar Ne denli doğru olur bilemiyorum.

         Sahiden bir vatandaş olarak çok merak ediyorum. FETÖ örgütü devlete böylece yerleşirken bizim devletimiz ne yapıyordu. Milli İstihbarat Teşkilatımız ve çok güvendiğimiz ordumuz ne yapıyordu?

          Halkımızın bölünmemesi ve Türkiye Cumhuriyet'inin sonsuza kadar devam edebilmesi için imece usulüne ihtiyaç var. Yani herkes ipin bir ucundan tutacak hatta tutmak zorunda.

          Sular bulanmadan durulmazmış. Bulandığı kadar bulandı. Sıra durulmasında.

         Güzel günlerin gelmesi bizim de görebilmemiz dileklerimle.

            H.İlhan GÜNAY ,  Emekli Tarih Öğretmeni

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder