“Batıl / yanlış şeyleri söyleyerek insanlara nasihat eden, konuşan şeytandır. Hakkı söylemekten sakınan ise dilsiz şeytandır.” (kelâm-ı kibar)

19 Kasım 2016 Cumartesi

Akıl Deliye Kesince !.. / Kazım Memiç

          Zaman aklı öne alır deriz darda kaldığımızda. Bir yandan, " Cennet anaların ayakları altındadır" yargısı geçerli olacak; öte yandan kadını düşüncesizce ayaklar altına almaya çalışacaksın ! Bu nasıl AKLI ÖNE ALMAKTIR ? 

         İnsanı insan olarak görmek ve onun varlığına saygı duymak varken, tutar ayrımcılık yapılırsa , o ortamda ahlak da törpülenir, beden de. Kişinin kişilik haklarını hiçe sayan, dokunulmazlıklarına dokunanları koruma kertesine gelirseniz, yine o ortamda insanlık biter kokuşmuşluk başlar.  Bizim en yüce değer bildiğimiz yere seçerek gönderdiklerimiz, orada ahlak süprüntüsü olarak karşılarımıza çıkarlarsa , onlar toplumun yüz karaları olurlar. 

          Her toplumda genel ahlaka aykırı davranışlar olabilir, bunlar genel ahlak kuralları yanında , hukukun evrenselliğinde cezalandırılır. Caydırıcılık suça meyilli olanları baskı altına alır. Sapkın kişilikler yıldırılır yaptırımlarla. Bu , doğal olan yöntemdir.

          Ancak toplumun dışladığı davranışları sergileyen bireylerin aldıkları cezaları, devlet eliyle affederseniz , toplum çöküşün içine sürüklenir . Bunu yapmaya hiçbir kişinin ne hakkı vardır , ne de yetkisi. 

          Devlet, korumakla, eğitmekle, barındırmak ve toplumun verimli bir bireyi yapmakla görevli olduğu çocuklara taciz edenleri korur , yüz karası suçlarını basite indirgerse o toplum içerde ve dışarda kınamaktan öte lanetlenir. Dünya ulusları içinde itilen, ilkellik içinde bırakılır.
         
         Nedir sergilenen REZALET?  Çocukları bırakıp, tecavüzcüleri affetmek! Bu nasıl ahlak, nasıl akıl, nasıl yasa yapma.  Bunun için mi " altı yaşındaki kızlar enlendirilebilir" fetvası veriyorsunuz?  Aklınız neden belden yukarısı için çalışmıyor? İnsanı onurlandıracak davranışlar yerine iblisliğe neden eğiliyorsunuz? Taciz, tecavüz suçları bırakınız çocukları, büyükler için de yüz karasıdır. Dünya bunu böyle bilir. Hele çocuklar, dokunulmaması gereken nadir birer çiçektirler. Tacizci, tecavüz ettiğiyle evlenirse iş bitiyor, öyle mi ? Tacizci birden çoksa hangisiyle eş olunacak ve diğerleri nasıl kurtulacak ki?
         
          Ülkemizde cehalet kol geziyor. Eğitimde, çağdaş felsefenin yolundan değil de " Dinine ve kinine sahip nesil” seçerseniz, böyle sonuçlar yaratırsınız . Bu yasa teklifini verenler de  çoğunlukla İHL'lerden gelmedir. Parmak kaldıranlar da aynı suçun içinde çirkefe batmaktadırlar. Çocuğa tecavüz ve bunu hoş gören bir TBMM 'de bir parti gurubu.

          Yurttaşlar olarak sormadan edemiyoruz. İçinizde aynı suçun suçlusu mu var? Yoksa bu ahlaksızlığa neden alet oluyorsunuz? Korumak , kurtarmak zorunda olduğunuz yakınınız mı var?  Erkek çocukları taciz edenler ne olacak ? 
          Benim bir önerin var . Tecavüzcüler hadım edilmeli ve bedeninin görünen bir yerine TECAVÜZCÜ damgası kazınmalı. Buna benzer bir yasayı Nazarbeyev  onayladı bu günlerde. Kazakistan yaparsa biz de yapabiliriz. Kesin caydırıcı olur düşüncesindeyim.
       
          Kadına bakışı KAPATMAYA götürenler , toplumdan dışlamayı da istemekteler. Dört duvar arasına koymak, insan olarak görmemeyi de getirir. Son aylarda Arabistan'da ," Kadın insan mıdır" diyecek kadar ileri gidilerek tartışma ortamı yaratılmıştır.

         Türkiye Cumhuriyeti tekke ve zaviyeleri kapatır, kadına SEÇME VE SEÇİLME HAKKI tanırken bu günlerin garabetine set çekmek istemişti. Ne yazık ki kimilerine çok geldi Cumhuriyet ve getirdikleri. İlle de Orta Doğu bataklığı içine düşmek ve düşürülmek midir bu ülkenin kaderi? Komşularda kadın pazarlarını görmüyor musunuz?

          Atatürk'ün şu sözü kulaklara küpe olmalı : " Sarık ve cübbeyle Artık dünyada başarılı olmanın olanağı yoktur. Yaptığımız  görkemli  inkılaplarla uygar bir millet olduğumuzu cihana ispat ettik ."   Çünkü Türk Milleti cahil bırakılmıştı. Cumhuriyetin devraldığı " Okur- Yazarlık " erkeklerde %7, kadınlarda %04 (binde dört) tür. Bugün yine aynı yola girdik.  Eğitimde dünya ülkeleri arasında 106. Sırayı ancak alabiliyoruz. 

Atatürk'ün koyduğu hedef neden değiştirildi. " Dinine ve kinine sahip gençlik(!) derken gelinen nokta, ÇOCUKLARA TECAVÜZÜ HOŞ GÖRMEK olamaz, olmamalı.

          Aklı öne alan insanlar yaratanın  buyruğunu uygulamış olurlar. Araplar kız çocuklarını öldürdükleri için onlara Peygamber gönderildi. Bizdeki sapkınlar için bir uyarıcı gelmeyeceğine göre, yasalarla suçu önleme esas alınır. TBMM'deki bir gurubun çocuklara saldırmayı affetmek ne hakları, ne de yetkileridir. Suçluları birileri korursa ( ! ) TÜRK HALKI DA ÇOCUKLARINI KORUR. Onların cezalarını da halkımız keser. Sonsuz yetkileri Ulus olarak hiçbir kişi , ya da kuruma devretmedik. 


 AKLINI KULLANMAYANLAR İSLAMİYETİN DE DIŞINDADIRLAR

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder