“Batıl / yanlış şeyleri söyleyerek insanlara nasihat eden, konuşan şeytandır. Hakkı söylemekten sakınan ise dilsiz şeytandır.” (kelâm-ı kibar)

8 Eylül 2016 Perşembe

Çağdaş Bir Türkiye İçin Hukukun Önemi / Recep_Altun*



Daha çağdaş bir Türkiye için; hukuk, eğitim, ekonomi ve yönetim olmazsa olmazlarımız arasındadır. Bunların içerisinde en öncelikli yatırımlar ise, eğitim ve insana yapılacak yatırımlardır. Daha sonra eğitimli insanımızı ülkemizde tutacak ekonomiyi sağlamalıyız.
Biliyoruz ki birçok vatandaşımız anavatanını ekonomik kaygılar içinde terk etmek zorunda kalmıştır.
Eğitimli toplum, nasıl hareket edeceğini bilen bir toplumdur. Kültürüne, sanatına sahip çıkar ve gereken önemi verir. Ülkesinin tanıtımını her ortamda ve en iyi şekilde yapar. Tabii sistemin en iyi şekilde uygulanması için, en iyi şekilde hukuk devleti vasıflarını da yerine getirmek ve demokrasiyi hazmetmiş olmak gerekir.
Böyle bir Türkiye’yi hiç kimsenin durduramayacağını belirttikten sonra bu yazımızda biraz adalet ve hukuk konusunda bir şeyler söylemeye çalışalım.

Hukuk, toplumun genel menfaatini veya fertlerin ve toplumun ortak iyiliğini sağlamak maksadıyla konulan ve kamu gücüyle desteklenen kaide, hak ve kanunların bütünüdür. Daha yaygın bir tanımıyla hukuk, adalete yönelmiş toplumsal yaşama düzenidir.
Adalet, hakkın gözetilmesi ve yerine getirilmesi anlamına gelir. Haklı ile haksızın ayırt edilmesi adaletle sağlanır. Bu anlamda herhangi bir durumun adil (adaletli) olup olmadığından söz edilebilir. Adalet kavramı temelde hukuk kurallarına uygunluğu içerir. Öte yandan, adalet insanların toplum içindeki davranışlarıyla ilgili olduğundan ahlak ve din kurallarıyla da ilişkilidir.
Hukuk ve Adalet önemlidir. Çünkü hukuk ve adalet olmasa, herkes uygun olmayan davranışlarla toplumun dengesini bozup, onu yok ederek bizi ve diğer canlıları tehlikeye sokarlar. Türkiye Cumhuriyeti, demokratik, laik sosyal bir hukuk devletidir.
Hukuk devleti tüm faaliyet, işlem ve eylemleri anayasal ilkelere uyan ve kendisini bu hukuk kurallarına bağlı sayan devlettir. Bu bağlamda, daha çağdaş bir Türkiye için hukukun, bir başka deyimle hukuk devleti olmanın önemini ortaya koymakla birlikte, bireysel ve sosyal anlamda insanlar arasında dirlik ve düzenin sağlanması için eşitlik ve hakkaniyet esaslarına uygun hareket edilmeyen bir sistemin çağdaşlığından da bahsedilemez.
Recep Altun,  Ankara, 07.09.2016

----------------------
*

 8 Nisan 1955 Cuma günü Kırşehir ili Kaman ilçesinde dünyaya geldim. İlk ve orta tahsilimi Kaman ilçesinde yaptım. Liseyi dışarıdan bitirdim. 1971 yılında işçi olarak Almanya’ya gittim ve 1975 yılında silahaltına alındım. 1977 yılında bir kamu kuruluşunda memur olarak göreve başladım. 2005 yılında emekli oldum. Evli ve 2 çocuk babasıyım. Okumayı, araştırmayı, yazmayı ve paylaşmayı seviyorum.
Recep Altun

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder